DİL ve KİMLİK

Ergenlik süresince kimlik doğrulamasın da dilin rolü pedagojik bir ilke olarak özel bir önem arz etmektedir.

Kimlik dinamiktir ve ilişkiler zaman içerisinde değiştikçe değişim göstermektedir. Ayrıca, ergenlik döneminde gerçekleşen fiziksel ve duygusal değişimlerin MYP öğrencilerinin kişisel, sosyal ve kültürel kimlikleri üzerinde çok büyük etkisi bulunmaktadır. Öğrencilerin farklı bağlamlardaki kişilerle ilişkilerinde kendilerini algılamalarında dilin rolü sosyal sonucun ideal olarak olumlu olup olmadığının belirlenmesi konusunda önem taşır. Bu özellikle grup uyumu ve katılımını destekleme, bu gruplardaki güç ve statü ilişkilerinin müzakere edilmesi, akademik başarıya katkı sağlanası ve kimliğin tüm yönleri üzerinde eleştirel olarak dönüşümlü düşünme becerisini geliştirme gibi alanlarda dilin rolünü ilgilendirmektedir.

İnsanlar genel anlamda sosyal varlıklardır ve grup üyeleri olarak belirli kültürel normları, beklentileri ve bilgi edinme yollarını paylaşırlar. Dil, grup üyeliğinin ifade edilmesi için gerekli olan kişiler arası iletişim becerilerinde kilit öneme sahiptir. Orta yıllardaki dil gelişimi bu nedenle, çeşitli uygun gruplarla kişinin kendini özdeşleştirmesi ve bu gruplara ait olması için olabildiğince fazla tercih sunan dil kaynakları veya çok dilli bir profil inşa etmek için elzem niteliktedir.

Kendilerini özdeşleştirebilecekleri, yetkili ve kabul edildiklerini düşündükleri bir grup yaratmak ve o gruba dahil olmak için ergenler genellikle yerleşik söylem türlerinden farklı, özel ifade biçimleri geliştireceklerdir. Örneğin, iki dilli öğrenciler bir cümle içerisinde bile kodları ya da dili değiştirebilir. Öğretmenler bazen kod değiştirmeyi otomatik olarak hoş karşılanmayan bir davranış olarak yorarlar ve bu uygulamayı ortadan kaldırmaya çalışma yönünde cevap verirler. Ancak, niyet dışlayıcılık yapmak ya da zorbaları güçlendirecek bir kültür yaratmak değilse, illa ki olumsuz bir şey değildir bu. Bu dayanışmanın ne zaman ifade edileceğini anlamaktır asıl önemli olan. İdeal olarak bir IB okul toplumunda, farklı bağlamlarda uygun dil kullanımı üzerine tartışma ve eleştirel dönüşümlü düşünme fırsatları yaratan bir değerler bütünü olmalıdır.

Elbette MYP öğrencilerinin karşılaştıkları tüm sosyokültürel ve akademik bağlamlarda amaç ve kitleyi göz önüne alan geçerli dil tercihleri yapabilmeleri için, akademik dil yetkinliğini içeren çeşitli dil alanlarında yetkinlikleri bulunmalıdır.

Öğrencilerin dil öğreniminde yeterli düzeyde destek görmeleri için, okullar anadilin ve yaşanılan ülkenin ya da bölgenin dili ve kültürünün öğreniminin gelişimini destekleyen, eğitim dilinde yetkin olmayan öğrencileri destekleyen ve öğrenciler arasında mevcut olan dillerin öğrenilmesini teşvik eden şartları temin etmelidir.

İlk yıllardan orta yıllara geçiş öğrencileri zorlayıcı okuryazarlık taleplerini beraberinde getirmektedir. MYP’nin akademik taleplerini yönetebilmeleri için gerekli okuryazarlığın gelişmesi için yeterli zaman ve personelin pedagojik uzmanlığının bulunduğunu temin etmek okulun sorumluluğundadır. Orta yıllarda eğitim dilinde hala başlangıç seviyesinde olan çok dilli öğrenenler anadillerinde korunması ve geliştirilmesi gereken kaynaklara sahip olacaklardır.

Dil, öğrenimin merkezinde yer alır. IB’nin konuyla ilgili duruşu ”IB programlarında dil ve öğrenim” de (2011) daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

 

DİL POLİTİKASI

İndirmek için tıklayınız

pdf-dokuman